Son dönemde sahada çalışan herkes aynı şeyi söylüyor:
“Denetimler eskisine göre daha sık ve daha detaylı.”
Bu sadece bir algı değil. 2025–2026 döneminde yapılan düzenlemeler ve artan saha kontrolleriyle birlikte, iş sağlığı ve güvenliği süreçleri daha yakından izlenmeye başladı. Özellikle eğitim, kayıt ve uygulama tarafında standartlar sıkılaştırıldı.
Benzer şekilde üretim ve işletmelere yönelik denetimlerin farklı alanlarda da yoğun şekilde sürdüğü görülüyor.
👉 Bu tablo şunu net gösteriyor:
Artık denetime yakalanma ihtimali değil, hazır olup olmama önemli.
İş güvenliği tarafında denetimlerin artmasının temel sebepleri:
👉 Özellikle “evrak var ama uygulama yok” yaklaşımı, denetimlerin sıklaşmasının en büyük nedeni.
Eskiden denetimler daha çok belge kontrolüydü.
Şimdi ise iki şey birlikte inceleniyor:
👉 Bu iki alan uyuşmuyorsa, ceza kaçınılmaz.
Sahada en sık karşılaşılan eksikler:
👉 Özellikle küçük işletmeler bu noktada en riskli grup.
Denetimden kaçmanın yolu yok.
Ama ceza almamanın yolu net: sistemi doğru kurmak.
Belgeler sadece başlangıçtır. Uygulama yoksa anlamı yok.
Kağıtta yazan önlemler sahada karşılık bulmalı.
Çalışan gerçekten bilmiyorsa, eğitim verilmiş sayılmaz.
İSG tek seferlik değil, yaşayan bir süreçtir.
Sadece sözleşme değil, aktif takip yapan bir yapı şart.
Artık denetimler:
yapılıyor.
👉 Yani sadece “dosya hazırlayıp beklemek” dönemi bitti.
Çanakkale’de ve çevresinde denetimlerin daha sık ve sistemli hale geldiği açık.
Bu süreçte öne çıkan işletmeler:
👉 Doğru kurulan bir İSG yapısı sayesinde:
Son dönemde sahada çalışan herkes aynı şeyi söylüyor: “Denetimler eskisine göre daha sık ve daha detaylı.” Bu sadece bir algı değil. 2025–2026 döneminde yapılan düzenlemeler ve artan saha kontrolleriyle birlikte, iş sağlığı ve güvenliği süreçleri daha yakından izlenmeye başladı. Özellikle eğitim, kayıt ve uygulama tarafında standartlar sıkılaştırıldı.